EKİM 2018 AB BÜLTENİ

Avrupa Parlamentosu alternatif yakıtları teşvik ediyor

Avrupa Parlamentosu, vergilerin alternatif yakıtların fiyat açısından rekabet edebilirliği üzerindeki etkisine dikkat çeken ve eşit koşullar yaratmak için teknolojiye tarafsız bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurgulayan, AB'de alternatif yakıtlara yönelik altyapının oluşturulması hakkındaki raporunu 25 Ekim'de kabul etmiştir. Rapor, gemilere kıyıdan yapılan enerji tedariki ve alternatif yakıtlar üretmek için kullanılan enerjiye uygulanan vergi farklılıklarına dikkat çekmekte ve Avrupa Komisyonu’nu, inovasyon, dijitalleşme ve limanların ve gemilerin adaptasyonuna odaklanarak denizciliğin ve deniz taşımacılığı sektörünün karbondan arındırılmasını desteklemeye davet etmektedir.

Denizcilik sektörü adına Avrupa Topluluğu Armatörler Birliği (ECSA), Uluslararası Kruvaziyer Şirketleri Birliği - Avrupa (CLIA Europe), Interferry ve Avrupa Deniz Tabanı Tarama Derneği (EUDA) ve Avrupa bağımsız akaryakıt tedarikçileri adına UPEI, Avrupa Parlamentosu’nun bahse konu raporunu memnuniyetle karşılamıştır.

Anılan paydaşlar, AB şirketlerinin AB dışındaki ülkelerden gelen armatörler ve tedarikçiler ile aynı temelde rekabet edebilmeleri için Enerji Vergilendirme Direktifi’nde (Energy Taxation Directive) belirtilen vergisiz yakıt ve motor yağlarının muhafaza edilmesi için ortak çağrıda bulunmaktadırlar. Paydaşlar aynı zamanda, piyasa bozulmalarını ve rekabet kaybını önlemek için tarak gemilerinin yakıtları için muafiyetin zorunlu hale getirilmesini talep etmektedirler.

Bununla birlikte Paydaşlar, mevcut Direktifin denizcilik sektörüne enerji tedariki için eşit muamele sağlamadığını ve kıyıda elektrik, yakıt hücresi, metanol vb. daha temiz teknolojilerin kullanımını ve bu teknolojilere yatırım yapılmasını engellediğini kabul etmekte ve bu nedenle de teknolojiye karşı tarafsız bir yaklaşımı savunmaktadırlar. Paydaşlara göre, gerek denizciliğin küresel doğası ve gerekse çevresel hedeflere ulaşmak amacıyla daha temiz teknolojilerin kullanımı dikkate alındığında, gözden geçirilmiş bir AB Enerji Vergilendirme Direktifi, tüm enerji taşıyıcıları için AB çapında zorunlu bir vergi muafiyeti sağlamalıdır. Bahse konu koşulların, ağır yakıtlar ile alternatif yakıtlar ve elektrik arasındaki maliyet farkını kapatmaya yardımcı olacağı ifade edilmektedir.

Paydaşlar, Avrupa Parlamentosu'nun AB Üye Devletleri'ni düşük karbonlu ve karbonsuz alternatif yakıtların alımını teşvik etmeye ve enerji vergilendirmesindeki eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya çağıran girişimi memnuniyetle karşılamaktadır. Ayrıca, liman altyapısına daha fazla yatırım yaparak Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ve kıyı elektriğinin kullanımını artırmak ve kolaylaştırmak için AB’ye yapılan çağrıya da destek vermektedirler. (Kaynak ECSA)

ECSA, MEPC 73'ün sonucunu memnuniyetle karşıladı

ECSA, 22-26 Ekim 2018 tarihleri arasında yapılan Deniz Çevresini Koruma Komitesi (MEPC) toplantısının önemli bazı çevre konuları hakkında sağladığı ilerlemeyi memnuniyetle karşılamaktadır. Kaydedilen ilerlemeler, 2020 kükürt kurallarının uygulanmasında gecikme olmaksızın, uygun olmayan yakıtların taşınmasının 1 Mart 2020 tarihinden itibaren yasaklanması ve yakıtın mevcudiyeti ve kalitesi hakkında dünya filosundan bilgi toplanmasına ilişkin ulaşılan uzlaşmadır.

MEPC 73’te katı bir uygulama tarihi muhafaza edilmiştir ve bu da bir yandan emniyet endişeleri giderilirken bir yandan da hükümetlere eşit koşullar sağlama imkânı vermek açısından önemlidir. ECSA Başkanı Martin Dorsman, üstesinden gelinmesi gereken bir dizi güvenlik meselesinin halen bulunduğunu ve bu meselelerin IMO tarafından hem bir sonraki MEPC toplantısında ve hem de Aralık 2018’deki Deniz Güvenliği Komitesi’nde ele alınacağını belirtmiştir. Dorsman ayrıca şunları söylemiştir: “% 0.5 küresel kükürt üst limitinin uygulanmasına ilişkin 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve bir uygulama planı şablonunu da kapsayan kuralları memnuniyetle karşılıyoruz.

IMO, Nisan 2018’de kararlaştırılan sera gazı emisyonu azaltma stratejisinin uygulanması doğrultusunda çalışmalarını sürdürmüştür. Bu kapsamda, uluslararası deniz taşımacılığının tamamıyla karbondan arındırılmasını sağlayacak uzun vadeli tedbirlere ilaveten, 2023’ten önce ilave CO2 azaltımı sağlayacak kısa vadeli tedbirlerin geliştirilmesine yönelik bir Eylem Planını Ekim ayında hayata geçirmiştir.

IMO'nun Ekim ayında kabul ettiği Eylem Planı ile, Mayıs 2019'da yapılacak olan bir sonraki MEPC toplantısında spesifik CO2 azaltma önlemleri için ayrıntılı öneriler sunmanın yöntemi netleşmiş durumdadır. Denizcilik endüstrisinin, uzun vadeli CO2 azaltımı ve sıfır karbonlu yakıtların geliştirmesine yönelik yeni ve inovatif önlemler de dâhil olmak üzere detaylı fikirler ortaya koyma niyetinde olduğu belirtilmektedir. (Kaynak: ECSA)

Avrupa Parlamentosu, AB limanlarına giren tüm gemiler için yeterli liman kabul tesisini garanti ediyor

Avrupa Parlamentosu Taşımacılık Komitesi, Ekim ayının başında Liman Kabul Tesisleri ile ilgili nihai raporu kabul ederek, Raportör Gesine Meissner’e yeni direktif metnini sonuçlandırmak üzere AB Konseyi ve AB Komisyonu ile müzakerelere başlama yetkisi verdi.

ECSA, gemi atıklarının emniyetli ve çevreye duyarlı yönetimi için “kirleten öder” ilkesini desteklemektedir. Gemiler, teslim edilen çöp hacmine göre limana özel sınırlamalar olmaksızın sabit bir atık ücreti ödediklerinde tüm çöpleri teslim edebileceklerdir. ECSA Genel Sekreteri Martin Dorsman konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir: “Bu durum, limanların gerekli altyapıya, ek kapasiteye ve teknolojik gelişmeye yatırım yapmaya devam edeceklerini garanti eder. Limana özgü çok katı limitler belirlemek, AB limanları arasında çok fazla farklılaşmaya yol açacak ve bu da gemilerin tesislerden faydalanabilmelerini daha da zorlaştıracaktır.” ECSA, Avrupa limanlarında farklı birçok maliyet kurtarma sisteminin şeffaflığını artırmaya katkıda bulunan bahse konu nihai raporu memnuniyetle karşılamaktadır. ECSA’ya göre, “verimli ve şeffaf liman kabul tesisleri, bu tesislerin gemi sahipleri tarafından kullanımını ve dolayısıyla gemilerin kıyıda atık teslimini kolaylaştıracaktır.”

Taşımacılık Komitesi yeterli tesislere ilişkin mevcut uluslararası veri tabanlarına atıfta bulunarak, gemilerin AB ve AB dışı limanlar arasında mümkün olduğunca hızlı bir şekilde seyretmelerine izin vermek ile atıkların daha emniyetli ve çevreye duyarlı bir artırma için kıyıya ulaştırılmasını güvence altına almak arasında doğru dengeyi kurmaktadır. ECSA’ya göre, “bu, Avrupalı armatörler için önemlidir çünkü şu anda Brexit müzakerelerinin bizi nereye götüreceğini halen bilinmemektedir.”

ECSA’nın, Raportörün ve Avrupa Parlamentosu'ndaki ekibin bu ilkelere dayanacağından ve üç taraflı müzakerelerin iyi sonuçlanacağından emin olduğu belirtilmektedir.

Bununla birlikte, ECSA’nın halen bazı endişeleri bulunmaktadır. “Geminin ürettiği atıklara birçok farklı atık akışının da dâhil edilmesinin ne gibi bir katma değeri olabileceği açık değildir.” Açık deniz sektörü ve gemi onarım tersaneleri gibi bazı sektörler, ticari deniz taşımacılığıyla karşılaştırıldığında çok farklıdır. ECSA’ya göre, atık üretimi ve atıkların yönetme şekli çok farklı olduğu için, bu farklı sektörler için herkese uyan bir maliyet telafi sistemini geliştirmek çok zor olacaktır. (Kaynak: ECSA)

ESPO 2018 Çevre Raporunu yayınladı

Avrupa Deniz Limanları Örgütü (ESPO), 16-19 Ekim tarihleri arasında Valencia’da düzenlenen Yeşil Liman Kongresi’nde (GreenPort Congress) 2018 yılına dair yıllık Çevre Raporu’nu sundu. Bahse konu Rapor, 2018 yılında Avrupa limanlarının en önemli 10 Çevresel Önceliği ile birlikte çevresel performans kıyaslama göstergelerini kapsamaktadır.

Avrupa limanları için bahse konu 10 çevresel öncelik sırasıyla şöyledir: hava kalitesi, enerji tüketimi, gürültü, yerel toplumla ilişkiler, gemi atıkları, (kara ile bağlantılı) liman gelişmişliği, iklim değişikliği, su kalitesi, tarama faaliyetleri, çöp / liman atıkları.

Hava kalitesi, 2013 yılından bu yana Avrupa limanlarının en önemli önceliği olmaya devam etmektedir. Listenin 4. sırasında yer alan yerel toplumla olan ilişkiye ilginin artması, hava kalitesinin liman şehirleri ve kentsel alanların sakinleri için giderek artan bir endişe kaynağı olmasından kaynaklanmaktadır. İklim değişikliği Avrupa limanları için çok önemli bir hale gelmekte olup, 2017 yılında ilk kez ilk 10'a girmiş ve 2018'de listede 7. sıraya yükselmiştir. Neredeyse 10 Avrupa limanından 8’i yeni altyapı projeleri geliştirirken iklim değişikliğini dikkate almaktadır. Dahası, limanların % 59'u mevcut altyapının iklime karşı esnekliğini güçlendirmekte ve % 41'i ise hâlihazırda iklim değişikliğinden kaynaklanan operasyonel zorluklarla uğraşmaktadır. Deniz çöpüyle ilgili öncelikler de geçen seneye kıyasla Top 10 listesinde daha da üst sıralara yükselmiştir. 2013 yılından bu yana % 17 kadar artan çöpler en çok takip edilen sorundur. Bu da, limanların deniz çöpü konusunun ele alınmasına katkıda bulunmaya hazır olduklarını göstermektedir.

Limanların % 73'ü bir çevre standardı (ISO, EMAS, PERS) kapsamında belgelendirilmiş olup, bu oran 2013 yılından bu yana % 19 artmıştır. Söz konusu limanların % 68'i çevre raporlarını kamuya açık hale getirmektedir. Raporda alternatif yakıt altyapılarının geliştirilmesi ile ilgili olarak, limanların % 24'ünün rıhtımdaki gemiler için kıyıda yüksek gerilimli elektrik sağladığı ve bunların % 30'unun LNG yakıt ikmal noktalarına sahip olduğu, % 24'ünün ise hâlihazırda LNG altyapı projeleri geliştirdiği ortaya koyulmaktadır.

ESPO Genel Sekreteri Isabelle Ryckbost : “ESPO’nın Raporu; tüm ilgili paydaşlar, yerel topluluklar, sivil toplum, araştırmacılar ve sektör için iyi bir bilgi kaynağı olacaktır. Alternatif yakıtların altyapısına ilişkin liman tarafında artan yatırımlar görüyoruz, ancak alternatif yakıtların kullanımına yönelik engeller giderilirse ilgili liman yatırımlarının hızlanacağına inanıyoruz. Örneğin, elektrik enerjisinin vergilendirilmesi, gemiler için kıyı elektriğinin alınmasında önemli bir engel oluşturmaktadır ”dedi.

Rapor verileri; çevresel risklerin tanımlanması, izlenmesi ve eylem ve uygunluk için önceliklerin belirlenmesi için geliştirilen bir araç olan EcoPorts Kendini Tanılama Yöntemine (Self Diagnosis Method - SDM) 90 AB limanı tarafından verilen yanıtlardan elde edilmiştir (www.ecoports.com). SDM, EcoPorts'un üyeleri tarafından her iki yılda bir güncellenmektedir. (Kaynak: ESPO)

Denizlerde plastikler: gerçekler, sonuçlar ve yeni AB kuralları

Bugünün tek kullanımlık, geri dönüşümü olmayan plastik kültürünün sonuçları deniz kıyılarında ve okyanuslarda görülebilmektedir. Plastik çöpler giderek artan şekilde okyanusları kirletmektedir ve bir tahmine göre 2050 yılına kadar okyanuslardaki plastiklerin balıklardan ağırlıkça çok daha fazla olma ihtimali bulunmaktadır.

24 Ekim tarihinde Avrupa Parlamentosu Üyeleri tarafından kabul edilen yeni AB kuralları, kayıp balık avı malzemeleri ve Avrupa sahillerinde sıklıkla bulunan 10 tek kullanımlık plastik ürünü ele almaktadır. Bahse konu iki grup, deniz çöplerinin %70’ini oluşturmaktadır.

Plastikler sadece kıyılarda kirlilik oluşturmamakta, aynı zamanda daha büyük parçalara sıkışan ve küçük parçaları yanlışlıkla yiyen deniz hayvanlarına da zarar vermektedir. Plastik parçacıkların yenmesi bu hayvanların normal yemekleri yiyebilmelerini engelleyebilmekte ve organizmalarına zehirli kimyasal kirleticileri çekebilmektedir.

Deniz kirliliği, denize bağımlı olan sektörler, topluluklar ve aynı zamanda üreticiler için ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Plastik ambalajların değerinin sadece % 5’lik bir kısmı ekonomide kalmakta – geri kalanı gerçek anlamda çöpe atılmaktadır. Bu durum, daha fazla geri dönüşüme ve yeniden kullanılan malzemelere odaklanan bakış açısına duyulan ihtiyacı göstermektedir.

Tek kullanımlık plastik maddeler deniz kıyılarında bulunan çöplerin en büyük grubudur: plastik çatal bıçak, içecek şişesi, izmarit ve kulak temizleme çubukları tüm deniz çöplerinin neredeyse yarısını oluşturmaktadır. Avrupa Parlamentosu; kulak temizleme çöpü, çatal bıçaklar, tabaklar, pipetler, içecek karıştırıcılar ve balon çubukları gibi başka materyallerden alternatifleri olan tek kullanımlık plastik maddeler için toplu bir yasak önermiştir. Parlamento Üyeleri aynı zamanda okso-parçalanabilir plastik ürünler ve polistirenden yapılmış fast food konteynerleri de listeye eklemiştir. Diğer maddeler için de bir dizi başka tedbirler önerilmiştir:

  • Yiyecek ambalajları için 2025 yılına kadar % 25 ve plastik içeren sigara filtreleri için 2025 yılına kadar % 50 tüketimin azaltılması hedefi,
  • Ambalaj kâğıdı, sigara filtresi, ıslak mendil gibi maddelerin üreticilerine yönelik, atık yönetimi ve temizlik masraflarının karşılanmasına dair zorunluluklar (genişletilmiş üretici sorumluluğu),
  • 2025 yılına kadar su şişelerinin % 90’a kadar (örneğin depozito sistemiyle) toplanması hedefi,
  • Islak mendil, ped ve balonların doğru imhası konusunda kullanıcıları uyarmak üzere gerekliliklerin tanımlanması,
  • Farkındalığın artırılması.

Üreticiler, deniz çöplerinin % 27’sini oluşturan balık avı malzemeleri için, liman kabul tesislerinin atık yönetimi masraflarını karşılamak zorunda kalacaklardır. Ayrıca AB ülkelerinin, her yıl kayıp balık avı malzemelerinin en az % 50’sini toplamaları ve 2025 yılına kadar bunların % 15’ini geri dönüştürmeleri gerekmektedir. (Kaynak: Avrupa Parlamentosu)

EMSA, Bulgaristan’a 18 ton dispersan gönderdi

Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (EMSA), Süzebolu Limanı yakınında bulunan M/V Mopang yük gemisinin batık enkazından rapor edilen sızıntı sonrasındaki temizleme işlemlerine destek olmak amacıyla, Malta’da bulunan stokundan 18 ton dispersanı Bulgaristan Denizcilik İdaresi’ne göndermiştir. Bir yedek kapasite olarak planlanan dispersanlar Bulgaristan yetkililerinin isteği üzerine gönderilmiştir ve enkazın etrafındaki koruma bariyerlerinden petrol sızıntısı olması durumuna karşı sınırlı kullanım için hazır tutulacaktır. (Kaynak: EMSA)

EMSA’nın Rulecheck mevzuat havuzu dünya çapında PSC rejimlerine açıldı

EMSA’nın denizcilik mevzuatına ilişkin zengin Rulecheck havuzuna, AB üyesi olmayan ülkelerin ve Liman Devleti rejimlerinin de erişim sağlamasına karar verilmiştir. Paris MoU, Akdeniz MoU ve Karadeniz MoU, Rulecheck'e erişim sağlayabiliyorken, mevzuat havuzunun kullanımı Eylül sonu itibariyle Karayip MoU ve Hint Okyanusu MoU’yu kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Rulecheck, Londra’da uluslararası belgelerin uygulanması hakkındaki IMO alt komitesine 24-28 Eylül tarihlerinde sunulmuştur.  Mevzuat havuzu, Bayrak Devleti, Liman Devleti ve Kaza İnceleme organları dâhil olmak üzere pek çok yetkili makama destek sunmakta ve PSC görevlileri için yaygın şekilde karar destek aracı olarak kullanılmaktadır. Denetçilere dünya çapında güncel denizcilik mevzuatına kolay erişim sağlayan Rulecheck, sözleşmelerin ve PSC uygulamalarının uyumlu şekilde yerine getirilmesine katkı sağlayacaktır. (Kaynak: EMSA)

01.01.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasındaki Paris MOU kapsamında Türk bayraklı gemi tutulmaları

01.01.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasında Paris Memorandumu (Paris MOU) üye limanlarında 7 Türk Bayraklı gemi (Belçika-Anvers; Yunanistan-Kos, Yunanistan-Rodos Adası (2), İrlanda – Aughinish, Romanya - Galati, Fransa - Sete) tutulmuştur. Türk Bayraklı gemi tutulmalarına ilişkin detaylı bilgiler Odamız web sayfasında (http://www.denizticaretodasi.org.tr/sayfalar/gemitutulmalari.aspx ) yer almaktadır.

 

Hazırlayan ve İngilizceden tercüme eden: Selin YELESER, İMEAK DTO Dış İlişkiler Yetkilisi