ARALIK 2018 AB BÜLTENİ

 

 

Paris ve Tokyo Memorandumları 2020 Kükürt Üst Limiti için gemileri uyarmaya başlamıştır

2020 Küresel Kükürt Üst Limiti olarak bilinen, deniz yakıtları için % 0,5 m / m maksimum kükürt içeriği gerekliliği  1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe girecektir. Küresel kükürt üst limiti uygulamasının bir bütün olarak denizcilik üzerinde ciddi etkileri olacaktır.

Liman Devleti Kontrolü üzerine Paris ve Tokyo Memorandumları (MoU), ortak bir bilgilendirme kampanyası başlatarak, 1 Ocak 2019’dan itibaren deniz yakıtlarının kükürt içeriği hakkında uyarı mektubu vermeye başlamıştır. 2020 kükürt üst limitinin sorunsuz ve tutarlı bir şekilde uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla denetimler sırasında verilecek söz konusu mektuplarla, gemi personelinin ve şirketlerin konu hakkındaki farkındalığını artırmak ve 1 Ocak 2020'den itibaren MARPOL Ek VI'nın 14. ve 18. Kurallarına uygunluğu hatırlatmak ve teşvik etmek amaçlanmaktadır.

Uyarı mektubu, 2020'nin başında yürürlüğe girecek olan ilgili şartlara uyum sağlamaya henüz hazır olmayan gemilere verilecektir. (World Maritime News)

AB Komisyonu AB gemi geri dönüşüm tesisleri listesini güncelleme kararı aldı

Avrupa Komisyonu 30 Kasım 2018 tarihinde, Avrupa gemi geri dönüşüm tesisleri listesini güncellemek üzere 2016/2323 sayılı Uygulama Kararını değiştiren yeni bir Kararı kabul etmiştir. 9 Aralık’ta AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan bahse konu Karara buradan ulaşılabilmektedir.

Listenin 4. versiyonuyla, Avrupa Komisyonu ve Üye Devletler listeye 6 yeni tesis eklemiş oldular. Bunlar arasında ilk defa, 2 tanesi Türkiye'de ve 1 tanesi ABD’de olmak üzere AB dışında bulunan 3 tesis yer almaktadır. Avrupalı Armatörler, AB listesinin genişletilmesini ve özellikle dünya çapında uyumlu tesislerin listeye dâhil edilmesini desteklemektedirler.

AB Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği, 31 Aralık 2018’den itibaren, bir Avrupa Birliği Üye Devleti bayrağı altında faaliyet gösteren tüm büyük gemilerin, Avrupa Listesinde bulunan onaylı bir gemi geri dönüşüm tesisini kullanmasını gerektirmektedir.

ECSA Genel Sekreteri Martin Dorsman AB listesinin genişletilmesine yönelik olarak şunları söylemiştir: “Yapılacak daha çok iş var. Geçmişte, Avrupalı gemiler Türkiye gibi diğer OECD Ülkelerine geri dönüşüm için gidebilirlerdi. Bu, AB bayraklı filo için şimdiye dek pratikte çok fazla bir değişiklik olmadığı anlamına geliyor. Avrupa Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği 2013'te yayınlandığında AB üyesi olmayan 24 tesisin çoğu 2 yıldan daha uzun bir süre önce başvuruda bulunmuştu. Avrupa mevzuatı [Aralık 2018’de] yürürlüğe girdiğinde, sektörümüzün bunu anlaması zor olacaktır. Gemilerimiz küresel düzeyde de faaliyet gösterdiği için, AB Komisyonu ve Üye Devletleri süreci hızlandırmaya ve AB dışında bulunan uyumlu daha birçok gemi geri dönüşüm tesisini listeye dâhil etmeye çağırıyoruz.”

Dorsman ayrıca, “AB yasa koyucularını dünya çapında standart altı gemi geri dönüşüm uygulamalarının iyileştirilmesi konusunda gerçek kolaylaştırıcılar olmaya davet ediyoruz” demiştir. Bazı AB bayraklı gemiler büyüklükleri nedeniyle veya belirli bir gemi ve / veya ticaret türüne yönelik talebin olduğu dünyanın herhangi bir yerinde faaliyet gösterdikleri için Avrupa limanlarına hiç uğramamaktadırlar. Bu nedenle ECSA’ya göre başarılı bir düzenlemenin dünya çapında uyumlu tesisler sağlaması gerekecek ve ancak o zaman temelden bir değişiklik yapılarak küresel bir rejim olan Hong Kong Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi kolaylaştırabilecektir.

Dorsmann, AB gemi geri dönüşüm tesisleri listesinin güncellenmesi üzerine ayrıca şunları söylemiştir; “son birkaç ayda işlerin değişmekte olduğunu kabul ediyoruz. AB listesi canlı bir belgedir ve listenin yakın gelecekte daha da genişlemesini bekliyoruz”. Nitekim bu doğrultuda tüm başvurular titizlikle incelenmekte ve Güney Asya da dâhil olmak üzere, yeterliliklerin kontrol edilmesi amacıyla saha denetimleri yapılmaktadır. (Kaynak: ECSA)

Avrupalı limanların, gemi atıklarının teslimine ilişkin bazı endişeleri bulunmaktadır

Avrupa Konseyi Başkanlığı, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu’ndan temsilciler, Aralık ayında Liman Kabul Tesisleri hakkındaki yeni yönerge teklifi üzerinde geçici bir anlaşmaya vardılar.

Avrupa Deniz Limanları Örgütü (ESPO); Liman Kabul Tesisleri Direktifi kapsamında idari yüklerin azaltılması ve daha iyi uygulamaya yönelik bahse konu anlaşma ile atılan adımları memnuniyetle karşılamaktadır. Yeni Direktif; idari prosedürleri düzenlemekte, AB ve uluslararası hukuk arasındaki uyuşmazlıkları gidermekte ve daha yüksek düzeyde çevre korumasını hedeflemektedir.

Bununla birlikte Avrupa limanları, kirletenlerin masrafları tamamen karşılamayacak olmasından dolayı rahatsızlık duymaktadır. ESPO’ya göre, yeni sistemde tüm gemiler ürettikleri atıklara bakılmaksızın sabit bir ücret ödeyeceği için, bu sabit ücretin kapsadığı miktarlara konacak bir üst sınır, makul olmayan çöp miktarlarının üretilmesinin ve teslim edilmesinin önüne geçecektir.

Parlamento ve Konsey, Avrupa Komisyonu’nun önerisini bu doğrultuda geliştirmiş ve sabit bir ücret için verilebilecek miktarlarla ilgili bir üst sınır getirilmiştir. Bununla birlikte, ESPO’ya göre diğer gemiler tarafından teslim edilen çok yüksek miktarlardaki çöpler için limanların veya sorumlu gemilerin ödeme yapmaları hala kuvvetle muhtemeldir.

ESPO Genel Sekreteri Isabelle Ryckbost konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Kirleten öder prensibi, Avrupa atık politikasının temel taşı olmuştur. Hem kara sanayisi hem de hane halkı, atık üretimini kaynakta azaltmaya ve üretilen ve teslim edilen atık miktarlarına göre ödeme yapmaya teşvik edilmektedir. Maalesef yeni yasa, gemide artan atık oluşumunun önlenmesi ve gemilerin limanlarda makul olmayan miktarlardaki atık teslimi için ödeme yapmalarına yönelik herhangi bir hüküm içermemektedir. Resital 18’in[1] kabul edilmesinin, Üye Devletlerin makul olmayan miktarda çöp teslim edilmesi durumunda sabit ücreti uyarlamaları için küçük bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz”

ESPO, atığın tehlikeli yapısına göre farklılaştırılmış ücretlere yönelik bir koşulun bulunmasını memnuniyetle karşılamaktadır. Ayrıca, Parlamento ve Konsey, atık kabul ve elleçleme planlarındaki ücret sistemlerinin bildirimi ile ilgili Komisyonun önerisini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Yeni yasaya göre, sadece maliyetlerin yapısı ve maliyet karşılama sistemlerinin bir açıklaması liman kullanıcılarına bildirilecektir.

Avrupa limanları ayrıca, AB yasalarına dayanarak gemi atıklarının ayrı toplanmasını ve AB içi yolculuklardan kaynaklanan plastik atıklar dâhil olmak üzere gıda ambalajlarının artık geri dönüştürülebilecek olmasını da olumlu karşılamaktadır. Yeni yasa bunlara ek olarak, ticari olmayan küçük limanlar ile uzakta konumlanmış ve insansız tesisleri bulunan küçük limanlar için de özel istisnalar içermektedir.

Bunların yanı sıra ESPO, gemiler için yeşil indirimlerin zorunlu hale gelmesinden dolayı rahatsızlık duymaktadır. Bahse konu indirimler için uygun olan gemilerin, yeni yasa gereğince liman düzeyinde daha az atık vereceği konusunda hiçbir güvence yoktur. Bu nedenle ESPO’ya göre indirimlere ilişkin kararlar liman düzeyinde alınmalıdır. Zira bazı coğrafi bölgelerde hava kalitesi ve emisyonlar büyük çevre sorunuyken bazı coğrafi bölgelerde atık kirliliği büyük bir çevre sorunudur. Ayrıca ESPO’ya göre zorunlu indirimler Avrupa limanlarındaki farklı işletme ve yönetişim modellerinin varlığını göz ardı etmektedir. (ESPO)

 

 

AB Balık Pazarı yayınının 2018 baskısı çıktı

Avrupa Komisyonu tarafından geliştirilmiş ve Avrupa Birliği balıkçılık ve su ürünleri sektörü hakkında bilgi sağlayan bir platform olan EUMOFA'nın “AB Balık Pazarı” adlı yıllık raporu, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğini AB düzeyinde tüm pazar boyutlarıyla analiz eden tek yayındır. Yayın, balıkçılıkla ilgili aşağıdaki soruları yanıtlamaktadır: “Ne, nerede, ne zaman üretilir / ihraç edilir / ithal edilir? Kim tarafından ne tüketilir? Ana eğilimler nelerdir?”

Anılan Raporda, AB'nin sadece dünyanın en büyük balıkçılık ve su ürünleri tüccarı olmadığı, aynı zamanda balıkçılık ve su ürünleri üretiminde dünya çapında beşinci sırada olduğu bilgisi verilmektedir.

Rapora göre; AB'deki balık tüketimi, ana ticari türlerin neredeyse tamamı için artmıştır. Balık tüketimi kişi başına 24,33 kg’a yükselerek 2015'e göre % 3 artış göstermiştir.  Bu açıdan Portekiz, kişi başına yılda ortalama 57 kg balık ve deniz ürünü ile mutlak şampiyondur.

AB'de en çok tüketilen ilk beş tür – ton balığı, morina balığı, somon balığı, Alaska kömür balığı ve karides - 2016 yılında pazarın % 43'ünü oluşturmuştur. Bu türler çoğunlukla AB üyesi olmayan ülkelerden ithal edilmiştir.

Yabani balıklar AB deniz ürünleri pazarında baskın olmaya devam etmiş ve kişi başına toplam tüketimin % 76'sını oluşturmuştur.

Et ve gıda fiyatları genel olarak sabit kalırken, balık fiyatları son yıllarda önemli ölçüde (2013-2017 yılları arasında       % 10) artmıştır. 2017 yılında balık için harcanan para (56,6 milyar Euro), et için harcanan miktarın yaklaşık dörtte biri kadar olmuştur.

2017'de AB, dünyanın en büyük balıkçılık ve su ürünleri tüccarı olmaya devam etmiştir. AB ile dünyanın geri kalanı arasındaki ticaret hacmi, Çin’in ticaret hacminden 2,3 milyar Euro daha fazla olmuştur.

AB üyesi olmayan ülkelerden yapılan ithalat (çoğunlukla Hindistan ve Çin'den gelen dondurulmuş mürekkep balığı ve kalamar ithalatının ve Ekvator’dan hazır / korunmuş orkinos ithalatının artması nedeniyle) 25,3 milyar Euro’yla 10 yılın zirvesine ulaşmıştır.

ABD ve Çin, 5 milyar Euro’dan fazla değerle, AB ihracatının ana destinasyonu olmuştur. Norveç ve Nijerya ise, AB ihracatının en yüksek olduğu ülkeler olmuştur. Buna göre Norveç çoğunlukla balık yağı, Nijerya ise esas olarak ringa balığı ve uskumru ithalatı yapmıştır. AB içi ticaret de artmış ve 26,7 milyar Euro’ya ulaşmıştır. En büyük ticaret akışında, AB'ye Norveç'ten giren ve kuzey Üye Devletleri tarafından diğer AB ülkelerine ihraç edilen somon balığı yer almaktadır.

AB; Çin, Endonezya, Hindistan ve Vietnam'dan sonra dünyanın en büyük beşinci balık üreticisi olmuştur. AB’nin elde ettiği ürünün toplam değeri, son 10 yılın en yüksek seviyesi olan 7,38 milyar Euro’ya ulaşmıştır. Aynı zamanda, AB'de yetiştirilen su ürünlerinin değeri tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 4,25 milyar Euro'ya ulaşmıştır. (Avrupa Komisyonu)

AB’nin Somali'deki kapasite geliştirme görev süresi uzatıldı

Avrupalı armatörler, Avrupa Konseyi’nin AB’nin Somali’deki kapasite geliştirme (EUCAP Somali) görev süresini 31 Aralık 2020’ye kadar uzatma kararından memnuniyet duymaktadırlar. ECSA Genel Sekreteri Martin Dorsman konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir: ”AB’nin Somali’deki görevi ve gösterdiği çabalar bölgedeki deniz haydutluğu saldırılarında önemli bir düşüş yaşanmasına katkı sağlamıştır.”

Bahse konu görevin; Somalili yetkililerin gerekli yasaları geliştirilmelerine ve adli makamları kurmalarına destek olarak ve Somalili denizcilik kanunu uygulayıcıları için gerekli danışmanlık, tavsiye, eğitim ve donanımı sağlayarak Somali'nin denizcilik yasalarını uygulama kapasitesini artırması beklenmektedir. Görev ayrıca, İç Güvenlik Bakanlığı’na ve polise Somali'deki güvenlik ve savunma alanındaki görevlerini yerine getirmelerinde de destek vermektedir.

EUCAP Nestor olarak bilinen EUCAP Somali, deniz haydutluğuyla mücadele de dâhil olmak üzere deniz güvenliğini arttırmaya yönelik kapasiteyi geliştirmeleri konusunda Doğu Afrika Ülkelerine yardım etmek amacıyla 6 yıl önce başlatılmıştır. EUCAP, 2016'dan bu yana yalnızca Somali'ye odaklanmaktadır.

Avrupa Konseyi, 1 Ocak 2019 - 31 Aralık 2020 tarihleri arasında EUCAP Somali için 66,1 milyon Euro’luk bütçeyi kabul etmiştir. (Kaynak: ECSA)

Dünya Deniz Ticaret Filosu yıllık raporu yayımlandı

Equasis, 2017 yılı Dünya Deniz Ticaret Filosu raporunu 14 Aralık 2018 tarihinde yayımladı. Anılan yıllık rapor, Equasis veri tabanından elde edilen verilerden yola çıkarak dünya deniz ticaret filosunun durumunu ortaya koymakta ve filonun yapısını, özelliklerini ve performansını incelemektedir. Raporda yer alan istatistiki veriler aşağıdaki gruplara ayrılmıştır; ticaret filosu yoğunluğu, Klas Kuruluşlarına ve P&I Kuruluşlarına bağlı gemiler, dünya çapındaki MoU’lardan alınan Liman Devleti Kontrolü kayıtları, Denetim (Vetting) Programları ve Ticari Kurumlar. Söz konusu Rapor, denizcilik sektöründe ve denizcilikle bağlantılı diğer sektörlerde geniş ölçüde kullanılmakta olup, Rapora EMSA websitesi‘nden erişilebilmektedir. EMSA ve Brezilya, Kanada, Fransa, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Norveç, İspanya, İngiltere ve ABD tarafından desteklenen Equasis ücretsiz bir veri tabanıdır ve standart altı deniz taşımacılığını azaltmak amacıyla gemiler ve şirketler hakkında emniyete ve çevreye dair bilgiler sağlamaktadır. (Kaynak: EMSA)

01.01.2018 – 18.01.2019 tarihleri arasındaki Paris MOU kapsamında Türk bayraklı gemi tutulmaları

01.01.2018 – 18.01.2019 tarihleri arasında Paris Memorandumu (Paris MOU) üye limanlarında 7 Türk Bayraklı gemi (Belçika-Anvers; Yunanistan-Kos, Yunanistan-Rodos Adası (2), İrlanda – Aughinish, Romanya - Galati, Fransa - Sete) tutulmuştur. Türk Bayraklı gemi tutulmalarına ilişkin detaylı bilgiler Odamız web sayfasında (http://www.denizticaretodasi.org.tr/sayfalar/gemitutulmalari.aspx ) yer almaktadır.

[1] Resital 18 için bkz. http://www.europarl.europa.eu/sides/getDoc.do?type=REPORT&mode=XML&reference=A8-2018-0326&language=EN

Hazırlayan ve İngilizceden tercüme eden: Selin YELESER, İMEAK DTO Dış İlişkiler Yetkilisi

tr_TR
en_GB tr_TR