AĞUSTOS 2020 AB BÜLTENİ

Avrupa'da denizcilik sektöründe meydana gelen güncel gelişmelere ilişkin çeşitli kaynaklardan derlenen haberler bilgilendirme amacıyla aşağıda sunulmaktadır.

1- Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (European Maritime Safety Agency – EMSA) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (European Centre for Disease Prevention and Control – ECDC), COVID-19 salgınının beraberinde getirdiği zorluklara ilişkin bir kılavuz yayımladı.

 

COVID-19 salgınının etkilediği yolcu gemisi faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasına ilişkin süreci kolaylaştırmak amacıyla EMSA ve ECDC 27 Temmuz 2020 tarihinde ortak bir kılavuz yayımlamıştır. Çözüm odaklı bu kılavuzda, COVID-19 virüsü bulaşma riskini en aza indirmek amacıyla yolcuların, mürettebatın ve etkileşime geçilen kişilerin sağlıklarıyla ilgili sorunlar ele alınmakta ve gemi ile karada alınacak önlemler ortaya konulmaktadır.

AB Ulaştırma Komiseri Adina Vălean konuyla ilgili olarak şu sözleri aktarmıştır: "COVID-19 salgını kruvaziyer sektörünü durma noktasına getirdi. Bu tarz bir tatile çıkmadan önce insanların en yüksek güvenlik standartları ile güvence altına alınmaları ve ziyaret ettikleri şehirlerin de güvenli olması gerekmektedir. EMSA ve ECDC tarafından oluşturulan bu ortak kılavuz ile hedeflenen amaç, kruvaziyer gemi seferleri tekrar başlamadan önce gemi işletmecileri ve liman yetkilileri tarafından uygulanması gereken somut önlemler ortaya koymaktadır. Liman yetkilileri ile çalışmalarını yakın bir şekilde sürdüren kruvaziyer gemi işletmecilerinin yolculara ve mürettebata karşı olan sorumluluklarını tekrar hatırlatır ve verdikleri hizmetlerin güvenli bir şekilde devam etmesi amacıyla söz konusu kılavuzda belirtilen önerileri de uygulamaları gerektiğini belirtmek isterim." EMSA Genel Müdürü Maja Markovčić Kostelac ve ECDC Yöneticisi Andrea Ammon, Avrupa'da kruvaziyer gemi faaliyetlerinin sürdürülmesi amacıyla oluşturulan bu ortak kılavuzun Avrupa Birliği kuruluşları arasında bir sinerji yarattığını ve AB vatandaşları için artı değer sağlayan bir çalışma olduğunu düşündüklerini belirtmişlerdir. Konuyla ilgili olarak Maja Markovčić Kostelac ve Andrea Ammon şu ortak sözleri aktarmıştır: "Kruvaziyer sektörünün yeniden faal hale gelmesi ve salgının getirdiği zorluklara karşı koymak için kruvaziyer şirketlerinden liman başkanlıklarına kadar bu sürece dâhil olan tarafların ortak çalışmalar yürütmesi hayati bir öneme sahiptir. En yüksek güvenlik standartlarının uygulanması ile tüm ilgili paydaşlar için bir güven ortamı yaratılarak denizcilik sektörünün bir parçasını oluşturan kruvaziyer sektörünün kademeli bir şekilde canlandırılmasını kolay bir hale getirmek, gelinen bu aşamada çok önemli bir yere sahiptir." (Kaynak: EMSA)

2- Avrupa Komisyonu (European Commission – EC) deniz memelilerini korumak için Fransa, İspanya ve İsveç'e karşı yasal işlem başlattı.

Balıkçılık faaliyetleri sırasında yunus ve muturların (liman yunusu) hedef dışı olarak (bycatch) ağa takılmaları sonucunda öldürülmelerini önlemek amacıyla Avrupa Komisyonu; Fransa, İspanya ve İsveç'ten acil olarak gerekli adımlar atmalarını talep etmiştir.

Avrupa Komisyonu tarafından yapılan duyuruda, deniz memelilerini koruma konusunda yasal görevlerini yerine getirmede başarısız olan AB üyesi 15 ülke hükümetine karşı bir grup Sivil Toplum Örgütü'nün Avrupa Komisyonu'na söz konusu 15 ülkeye karşı yasal işlem başlatma talebi çağrısına da yer verilmiştir.

Yunus ve muturların korunması için acil bir şekilde önlem alınmasını teminen Sivil Toplum Örgütleri tarafından yapılan çağrıyı destekleyen Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (International Council for the Exploration of Sea – ICES) bilim insanlarınca Mayıs ayı içerisinde yayımlanan dönüm noktası niteliğindeki tavsiyeye Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan yasal işlemde yer verilmektedir.

2018-2019 yılı kış dönemi içerisinde yapılan balıkçılık faaliyetlerinde yalnızca Biskay Körfezi'nde 11.300 yunus öldürülmüştür. Baltık Denizinde sayıları yalnızca birkaç yüz adet kalan muturların (liman yunusu) nesilleri tükenmek üzeredir.

Komisyon tarafından yapılan bildiriye ilişkin olarak ClientEarth avukatı John Condon şu sözleri aktarmıştır: "Bir hayli uzun zamandır beklenen bu karar ile Komisyon, gelecek ile ilgili planlarını açık bir şekilde belirtmiştir. Balıkçılık faaliyetleri sırasında yunusların hedef dışı olarak ağlara takılıp ölmelerini önleme konusunda yasal görevlerini yerine getirmeyen AB ülkeleri sorumlu tutulacaktır. Komisyon tarafından yapılan çağrı, deniz memelilerinin öldürülmesi, yakalanması veya doğal alanlarında rahatsız edilmelerini önleme maksadıyla gerekli önlemlerin alınması için yürürlüğe konulmuş AB yasasını ihmal eden diğer AB ülkeleri için uyarıcı bir nitelikte olacaktır.

Yaptıkları araştırma ile deniz memelilerinin korunması hususunda Sivil Toplum Örgütlerinin konuya dâhil olmasına öncülük eden Whale & Dolphin Conservation isimli bir yardım kuruluşunda politika müdürü olarak görev yapan Sarah Dolman şu sözleri aktarmıştır: "Avrupa sularında yapılan balıkçılık faaliyetleri esnasında on binlerce yunus, mutur ve balinanın hedef dışı olarak ağlara takılması sonucunda öldürülmeleri ve sayılarında gözlemlenen düşüş yeni bir durum değildir. Komisyon, hedef dışı avların izlenmesi ve ağa yakalanmalarını önlemek için Fransa, İspanya ve İsveç'ten önlemler almalarını talep ederek ilk önemli adımı atmıştır. Avrupa sularında balıkçılık faaliyetlerinde bulunan diğer ülkelerin yanı sıra bu üç ülke, yunus ve muturların hedef dışı av olmalarını engellemek için acil olarak önlemler almalıdır."

Seas at Risk Kıdemli Denizcilik Politikaları Sorumlusu Alice Belin konuyla ilgili olarak şu şekilde bir açıklamada bulunmuştur: "Önümüzdeki kış döneminde Biskay Körfezi'ndeki yunus katliamını önlemek için Fransa ve İspanya'nın sorumluluk alma zamanı gelmiştir. Balıkçılık faaliyetlerine ilişkin getirilecek dönemsel yasakların uygulanması ve elektronik ortamda gözetlemelerin yapılması neticesinde Fransa ve İspanya, hedef dışı avcılık ile mücadelede öncü bir konumda olacaktır."

Temiz Baltık Denizi Koalisyonu (Coalition Clean Baltic – CCB) Biyoçeşitlilik ve Doğa Koruma Sorumlusu Ida Carlen ise: "Avrupa Komisyonu tarafından Baltık Denizindeki muturların hedef dışı avlanmalarının durdurulması ve koruyucu önlemlerin alınmasından dolayı memnunuz. Nesilleri tükenme seviyesine gelen bu hayvanları korumak için İsveç tarafından da önlem alınmasının zamanı gelmiştir." şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Uluslararası Hayvan Refahı Fonu'ndan (International Fund for Animal Welfare – IFAW) Eleonora Panella: "Bu hassas hayvanların korunmasına yönelik Komisyon tarafından atılan önemli adımdan dolayı oldukça memnunuz. Avrupa biyoçeşitliliğini yeniden canlandırma amacıyla oluşturulan Biyoçeşitlilik Stratejisi kapsamında Mayıs ayında verilen kararlar ile Komisyon tarafından atılan söz konusu adımlar uyumlu bir şekilde atılmaktadır." (Kaynak: Seas at Risk)

3- Avrupa Birliği ile Vietnam arasında imzalanan ticaret anlaşması yürürlüğe girdi.

1 Ağustos 2020 tarihi itibariyle Avrupa Birliği ülkelerinden Vietnam'a yapılan ihracat için vergiler azaltılacak ve iki taraf arasında alım-satımı yapılan ticari mallar için uygulanan vergiler %99 oranında kaldırılacaktır. Söz konusu ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Avrupalı şirketler Vietnam sınırları içerisinde ticari faaliyetlerini çok daha kolay bir şekilde yürütebilecek, yatırım yapabilecek ve Vietnamlı yerli şirketler ile eşit şartlar dâhilinde devlet ihalelerine girebilecektir. Yeni sözleşme kapsamında ortaya konulan güçlü, yasal açıdan bağlayıcı ve sürdürülebilir gelişme üzerine uygulanabilir hükümler sayesinde işçi haklarına, çevrenin korunmasına ve Paris İklim Anlaşması'nın şartlarına uyularak iki taraf için de ekonomik faydalar sağlanacaktır.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen konuyla ilgili şu sözleri aktarmıştır: "Koronavirüs salgınından etkilenen Avrupa ekonomisinin toparlanması için her fırsatın değerlendirilmesi gerekmektedir. Örnek olarak Vietnam ile yapılan ticaret anlaşması, şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına olanak sağlayacak ve Avrupalılar için yeni iş fırsatları sunacaktır. İmzalanan bu sözleşme ile Vietnamlılar daha zengin bir ekonomiye sahip olma fırsatına erişecek ve kendi ülkelerinde işçi olarak çalışan Vietnamlı yurttaşlar daha iyi haklara sahip olacaktır."

Ticaret Komiseri Phil Hogan ise anlaşma ile ilgili olarak: "An itibariyle Vietnam, karşılıklı mutabık kalınan ayrıcalıklı şartlar kapsamında AB ile ticaret yapan 77 ülkenin de içinde bulunduğu kulübün bir üyesidir. Söz konusu anlaşma AB ile dinamik bir bölge olan Güney-Doğu Asya arasındaki ekonomik bağlantıyı kuvvetlendirecek ve sahip olduğu önemli ekonomik potansiyeli sayesinde koronavirüs krizinden sonraki iyileşme sürecine katkı sağlayacaktır. AB ile yaptığı ticari görüşmeler sayesinde Vietnam, işçi haklarını geliştirmek için hâlihazırda çok emek sarf etmiştir. İnanıyorum ki Vietnam, ülkenin en çok ihtiyacı olan reformları gerçekleştirmeye devam edecektir." şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.

AB ile Vietnam arasında gerçekleştirilen ticaret anlaşması, AB'nin gelişen ülkeler kategorisindeki bir ülke ile bugüne kadar yaptığı en kapsamlı sözleşme olmuştur. Vietnam'ın büyümesine yönelik ihtiyaçlarını tam anlamıyla göz önünde bulundurarak yürürlüğe giren bu anlaşma aracılığıyla, AB ülkeleri ile gerçekleştirdiği ihracat işlemleri için Vietnam'a 10 yıl boyunca vergi ödememe fırsatı sunulmaktadır. Fakat ilaç, kimyasal madde veya çeşitli makineler gibi AB tarafından ihraç edilen birçok önemli ürün, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından gümrük vergisinden muaf olarak Vietnam'a giriş yapabilecektir. Süt ve süt ürünleri, meyve ve sebze gibi yiyeceklerden beş yıl boyunca gümrük vergisi alınmayacaktır. Sığır eti veya zeytinyağı gibi tarım-gıda ürünleri ise üç yıl boyunca gümrük vergisine tabi olmayacaktır. Hijyen ve bitki sağlığı konusunda yapılan işbirliğine ilişkin kapsamlı hükümlerin ortaya koyduğu daha şeffaf ve hızlı prosedürler sayesinde Avrupalı firmaların pazar erişimlerini geliştirmeleri sağlanacaktır. Buna ek olarak AB tarafından yapılan otomotiv ihracatında mevzuata ilişkin engellerin de ele alındığı söz konusu anlaşma, sayıları 169'u bulan Avrupa'ya özgü yiyecek ve içeceklerinin taklit edilmesine karşı da koruma sağlamaktadır. Çevre ve sosyal haklara ilişkin olarak taraflara çeşitli taahhütler veren sözleşme; iş, çevre ve tüketicinin korunması konularında yüksek standartlar ortaya koymakta ve ticaretin teşvik edilmesi veya yatırım çekmek amacıyla taraflar arasında yapılan haksız rekabetin önlenmesini sağlamaktadır.

Anlaşma kapsamında taraflar, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (International Labour Organization – ILO) sekiz temel sözleşmesini kabul edeceklerine ve bu sözleşmeleri uygulayacaklarına; çalışma hayatına ilişkin temel haklar ile ilgili ILO'nun kurallarını destekleyeceklerine ve bu kuralları etkili bir şekilde hayata geçireceklerine; çevre ile ilgili diğer uluslararası sözleşmeler de dâhil olmak üzere Paris Anlaşmasını uygulayacaklarına; vahşi yaşamın, biyoçeşitliliğin, orman ve deniz ürünlerinin korunmasına ve devamlılığının sağlanmasına yönelik hareket edeceklerine ve yukarıda belirtilen uygulamaların yerine getirilip getirilmediğini gözlemlemeleri için kamuoyunu da bu sürece dâhil edeceklerine dair taahhüt vermişlerdir. ILO'nun 98 sayılı Toplu İş Sözleşmesini (Collective Labour Agreement – CLA) Haziran 2019 tarihinde; 105 sayılı Zorunlu Çalışmanın Kaldırılması Sözleşmesini (Abolition of Forced Labour Convention) ise Haziran 2020 tarihinde kabul eden Vietnam, verilen bu taahhütlere ilişkin olarak gelişme kaydetmiştir. Buna ek olarak Vietnam, Kasım 2019 tarihinde revize edilen İş Kanunu'nu hayata geçirmiş ve ILO'nun Örgütlenme Özgürlüğü Sözleşmesini 2023 tarihine kadar kabul etmiş olacağını belirtmiştir.

Haziran 2019 tarihinde imzalanan söz konusu Ticaret Anlaşması, Avrupa Konseyi'nde AB Üye Devletleri ve Şubat 2020 tarihinde Avrupa Parlamentosu'nda onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiştir. (Kaynak: Avrupa Komisyonu)

4- 2020'nin ilk yarısında Rotterdam Limanında elleçlenen yük hacminde %9.1'lik düşüş yaşandı.

Rotterdam Limanı, COVID-19 salgını sebebiyle 2020'nin ilk yarısında yük hacminde %9.1'lik bir düşüş olduğunu, aynı dönem içerisinde toplamda 218.9 milyon ton yük elleçlendiğini rapor etmiştir. Düşüşün en çok gözlemlendiği kuru dökme yük hacmi, 2020 yılının ilk yarısında %19'luk bir düşüş ile 30.8 milyon ton olarak belirtilmiştir. Demir cevheri ve hurdadaki %22'lik, kömürdeki %34'lük düşüş, genel elleçlenme hacmini etkileyen faktörler arasındadır.

Liman yetkilileri konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır: "Cevher tedarik etmek için Rotterdam Limanını kullanan çelik fabrikalarındaki üretim çok azalmış durumda. Otomotiv ve inşaat sektöründe üretimin durmasından dolayı çeliğe olan talep Mart ayından itibaren hızlı bir şekilde düşüş yaşadı."

Yine 2020 yılının ilk yarısındaki rakamlara göre dökme sıvı yük hacmi bir önceki yılın aynı dönemine oranla %9'dan fazla bir düşüş ile 10 milyon ton azalarak 99.8 milyon ton olarak ölçülmüştür. Başta fuel-oil olmak üzere madeni yağ ürünleri de %22'lik bir düşüş ile 2020'nin ilk yarısında büyük bir düşüş yaşamıştır. Konteyner elleçlenmesinde TEU bazında %7, kargo hacmi bazında ise %3'lük bir düşüş gözlemlenmiştir. Konuyla ilgili olarak liman yetkilileri: "Mayıs ve Haziran aylarında denizcilik şirketleri tarafından verilen hizmetlerde hemen hemen %20'lik bir düşüş oldu. Fakat Rotterdam Limanına gelen gemi sayısında bir artış olduğu için bu düşüşler pek fazla göze çarpmadı." şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. Buna ek olarak dökme yük elleçlenme oranı %11, Ro-Ro ise %12 oranında düşüş göstermiştir.

Rotterdam Liman İdaresi CEO'su Allard Castelein konuyla ilgili olarak şu sözleri aktarmıştır: "COVID-19 salgınının sebep olduğu ekonomik etkiler tüm dünya tarafından hissedilmektedir. Dolayısıyla geçtiğimiz yıla kıyasla limanlarda yaşanan bu düşüş pek şaşırtıcı değil. Fakat mevcut gidişat işlerin ikinci çeyrekte daha iyi olacağını bize gösterdi." (Seatrade Maritime News)

5- 01.01.2020-20.08.2020 Tarihleri Arasındaki Paris MOU Kapsamında Türk Bayraklı Gemi Tutulmaları.

01.01.2020 – 20.08.2020 tarihleri arasında Paris Memorandumu (Paris MOU) üye limanlarında Türk Bayraklı gemilere yönelik 107 denetim gerçekleştirilmiş ve söz konusu denetimlerde herhangi bir gemi tutulmamıştır. Türk Bayraklı gemi tutulmalarına ilişkin detaylı bilgiler Odamız web sayfasında (http://www.denizticaretodasi.org.tr/sayfalar/gemitutulmalari.aspx) yer almaktadır.

Hazırlayan ve İngilizceden tercüme eden: Emre ERDOĞAN, İMEAK DTO, Fuarlar Sorumlusu

tr_TR
en_GB tr_TR